Uzaydan
başlayalım: Mars'ta hayat olduğu kanıtlanacak mı?
Bence 2005'te Mars'ta
su bulunacak. Ama akabinde bunun kuyu suyu olduğu, içilemeyeceği anlaşılacak.
Uzaylılar
gelecek mi?
Ben bu soruyu bir
röportaj için gittiğimizde Demirel'e sordum. Baktım ki her şeyi biliyor, cevap
vermediği soru yok, dedim ki, "Efendim, Marslılar var mı?" Ben sandım ki, bu
soru üzerine yüzündeki maskeyi çıkaracak ?mesela Ecevit çıkacak altından filan-
ya da "Bu ne biçim soru" diyecek, şöyle bir baktı ve güldü yalnızca? Hiçbir şey
demedi.
Saddam
Hüseyin ne olacak?
Onun dublörleri
yakalanmaya başlayacak artık? Kuyuda paralarla yakalanması hakikaten tam
karikatürdü.
Sıra
Bush'un yakalanmasına geldi mi?
O da Teksas'ta bir
petrol kuyusunda, yanında bir milyon dolarla yakalanacak.
Bin Ladin?
Onun kellesine 50
milyon dolar veriyorlar ya, bir arkadaşla Sinan Çetin'i 'Bin Ladin' diye ihbar
etmeyi düşünüyoruz. Kır sakallarına biraz rötuş yapıp tıpatıp benzetebiliriz.
Michael
Jackson'ın çocukları taciz skandalı nereye varacak?
"Kaset çıkaracakmış,
promosyon için yaptı" diyorlar. Geçen gün Eğitim Gönüllüleri Vakfı'nın gecesine
çağrıldık. "Siz çocukların sevgilisisiniz" dediler. "Yanlış" dedim, "O, Michael
Jackson?" Bundan sonra hiçbir sanatçı için "Çocukların sevgilisi" denemeyecek.
Tıp insan
ömrünü uzatabilecek mi?
Evet, insan ömrü 400
yıl olacak, ama emeklilik yaşı da 360'a çıkarılacak. Dolayısıyla bir şey
değişmemiş olacak.
Ozon
tabakası delinecek mi?
O da artık delinsin be
birader? Sahi Ozan Orhon dile biri vardı, ne oldu ona??
Bilgisayar
teknolojisi dünyayı nereye götürüyor?
Bence yavaş yavaş
teknolojiden sıkılıp geriye gitme dönemi başlayacak. Sonunda bu lap-top'ların,
internet'in filan o kadar elzem şeyler olmadığı anlaşılacak. 2025'te yeniden
homo erektus'a dönüşmüş olacağız. (hem "homo", hem "erektus" nasıl oluyor hiç
anlamam ya?)
Pop Star
yarışması nasıl bitecek?
Bence bundan böyle her
meslekle ilgili yarışma düzenlenecek. En komik komedyen yarışması? En iyi avukat
yarışması? En iyi beyin cerrahını seçmek için doktorların yarıştığını düşünsene?
Bayhan'ın
durumu nasıl görünüyor?
Bayhan'lar ölmez/vatan
bölünmez. Geçen gün bir yerde söyledim: "Sahneye çıkmadan önce birinin kafasına
odunla vurdum. Tahmin ediyorum ölmüştür. Jüri oradan bana bir kanaat notu verir
herhalde" diye?
Şimdi
televizyonda yaşayan insanlar oluştu. BBG evinde yaşıyor, yarışarak
evleniyorlar.
Eskiden 'sevişerek
evlenmek' diye bir tabir vardı. Televizyonda artık böyle şeyler görmek
istiyoruz.
Dizinden
kurşunlanan kadınlar serisi sürer mi?
Yakalananların "Aklıma
esti vurdum" dediğine bakılırsa bu, hepimizin başına gelebilecek bir şey gibi
görünüyor. Bu da çok can sıkıcı tabii?
Televole
salgını sürecek mi?
Bu ara biraz duruldu
gibi? Bence bunda MİT müsteşarının "Komünizm gelir" uyarısı etkili oldu. MİT el
koyunca dağıldılar. Herhalde insanlar "Komünizm geleceğine, magazinden
vazgeçelim" dediler.
Halkımızın
Pınar Altuğ'dan, oynadığı roldeki gibi yaşamasını istemesi diğer sanatçıları
nasıl etkiler?
Allahtan ben hep kötü
adam rollerinde oynuyorum. Gelip "Abi sen kötü adam taklidi yapıyorsun, ama
bayağı düzgün adamsın. Ne sahtekârlık bu" diye kızamazlar ya?
Hatıra
yazıp itirafçı olmak eğilimi baş gösterdi bir de?
Müjdat Gezen'e çok
acımasız davrandıklarını öğrendik sonradan işin aslı ortaya çıkınca; ama doğrusu
benim de ilk reaksiyonum şu oldu: Bir gün evde otururken "Yahu ben kimlerle
yatmıştım hanım? Ver şurdan bakiyim not defterimi" demiş sanki? Bu herhalde bir
sanatçı için yapılacak son şey olmalı? Ama biz işleri büyütmeyi severiz. Ben de
olayların üzerine biraz 'abartma tozu' serperim ki mizah çıksın.
Bir yandan
buralarda çok muhafazakâr görünen toplum, bir yandan da reklamlarda kadın
bağını, prezervatifi görmeye başladı. Gelen seyircide, böyle bir açılıp saçılma
hali gözlüyor musun?
Orada benim ölçütüm
şudur: Aile içinde konuşulamayacak bir şeyi sahneye taşımam. Mahrem konular ne
tonda konuşulabiliyorsa o tonda konuşurum.
Ama o ton
reklamlarla, cinsel eğitim dersleriyle, internetle biraz genişlemedi mi?
Evet, ar damarına
anjiyo yapıldı. Hani starlarda "Estetikse soyunurum" diye bir laf vardır ya...
Ben de öyle diyeceğim: Estetikse açılın?
Milli
piyangoda büyük ikramiyeyi kazanacak şanslıya 2005'te 10 trilyonla ne yapmasını
tavsiye edersin?
Bakın hemen bir menü
yazayım da ben hemen harcayıvereyim size o parayı? Hayaller suya düşsün:
Ulus Maya'da bir daire
: İki milyon dolar?
Bir Ferrari : 340 bin
dolar? Ferrari'nin taşıt pulu: 9,5 milyar?
Ev içi mobilya,
elektronik eşya, beyaz eşya vs.: 750 milyar da oraya gitti.
Biletin çeyrekse, para
bitti bile? Devam edelim:
Bir tekne: Bir milyon
dolar.
Yani bu hesapla evi,
arabayı, tekneyi alıyorsun, Üçüncü taşıt pulunu aldığın zaman para bitmiş
oluyor. Hâlâ para arttıysa o da boşadığın eşin nafakasına gider.
Süreyya
Ayhan Olimpiyat şampiyonu olabilecek mi?
Bence onun ikinci
olması adettendir.
2005'te Cem
Yılmaz'ın heykeli dikilecek mi?
Geçen gün Engin Ardıç,
"Oğlum Cem, yanlış yoldasın" diye yazmış. "Bu memlekette heykelinin dikileceğini
sanıyorsan, yanılıyorsun" diyor. Ben heykelimin dikileceğini sanacak kadar geri
zekalı değilim, bir? İkincisi, Allah insanın heykelini diktirmesin, çünkü ne
zaman heykelin dikilirse, o zaman kuşlar üstüne sıçar. Bu kaçınılmaz bir denklem
yani? O nedenle heykelle işimiz olmaz.
Vizyona
giremeyen filmin Gora'ya ne olacak?
Benim en çok ilgimi
çeken soru bu? 2005'te izleriz diye umuyorum.
Türkü
kaseti filan çıkaracak mısın?
Böyle haberler çıkınca
tüylerim ürperiyor: "Kaset çıkaracak." Bir an düşünüyorum, "Yahu zevk benim
değil mi, elime bağlama alır türkü söylerim, kaset yapar çıkarırım." Bunu sırf
serserilikten yapabilirsin. Ama o kadar kolay olmuyor işte? "Türkülerimiz elden
gidiyor"dan tut, "Senin üstüne vazife miydi"ye kadar gidebiliyor. Öyle radikal
değişiklikler pek sevilmez bizim memlekette? İşin tuhafı, o radikal çıkış
yaparak şöhret oluyorsun, sonra ciddi değişiklik istemiyorlar.
Saçını
kazıttın diye herkes kazıttı, karizma yapmaya çalıştılar. Şimdi sen tekrar
uzatıyorsun, millet sonuç alamadan damdazlak ortada kaldı.
Bizim Cem
Yılmaz'lığımız kellere yaradı. Beni kel zannettiler. Daha toplumumuz dazlakla
keli ayıramayacak durumda Can Bey?
Yılmaz
Erdoğan'la ikili şov planlıyormuşsunuz?
Evet, dünya tarihini
şöyle bir baştan değerlendirelim istiyoruz. Keşifler ve buluşlar. Bunlar
gerçekten nasıl yapıldı, filan? Aslında çok klişe bir şeydir. Ama böyle iki
kişinin başrolü paylaştığı çok sağlam skeçlerden oluşan kalabalık kadrolu bir
şey planlıyoruz. Atıyorum, Tao nasıl bir adamdı, karısıyla cinsel hayatı
nasıldı? Hem mimar, hem mühendis, hem ressam, hem bilgin olan Leonardo da Vinci
bu kadar mesleği nasıl yapabiliyordu? Böyle şeylerden yola çıkarak bir dünya
tarihi yapacaktık. Filmler karıştı araya? Erteledik. Ama Yılmaz'ın filmi de
vizyona girdikten sonra yaz sonu başlayabiliriz.
2005 için
kabus senaryon var mı? Mesela savaş çıkmış yeniden askere çağrılmışsın ya da bir
gün şov yaparken seyirci akın akın dışarı çıkmaya başlamış gibi?
Valla en kötü
senaryoya o kadar yakın bir hayat yaşıyorum ki? Bugün "Auto focus" diye çok
enteresan bir film izledim. Televizyonla şöhret olmuş, eğlence hayatı içinde bir
adamın 1978'de öldürülüşünün hikayesi? Orada görüyorsun ki, bir yanlış anlamayla
meşhur olabilirsin, sonra o seni şöhrete kavuşturan vesile yine rastlantısal bir
şekilde ortadan kalkabilir. Ve süper bir boşluğa düşüyor adam? Perişan oluyor.
Çalışmadığı zaman aç kalabilecek bir noktaya geliyor. Bu tür mesleklerde bu
türden bir kötü senaryo hiç de o kadar uzak değil. Onu hiçbir zaman unutmadım.
Ama bu nasıl göğüslenir, onunla ilgili hiçbir fikrim yok. Problem şurada:
Başkalarının ne dediği çok önemliyse sizin için o zor? Mesela sen, "Yerel bir
gazetede köşe yazmaya devam ederim" diyebilirsin, fakat başkaları bunu problem
yapıp, "Can'ı gördün mü abi, Konya Meram gazetesinde yazmaya başlamış" dedikleri
zaman senin için de problem haline geliyor. Bunu göğüslemek çok zor. Ben de
hissiyat olarak yarın limon satmaya başlayabilirmişim gibi geliyor, ama bu,
herhangi birinin limon satması kadar kolay absorbe edilemeyebilir.
Çok
teşekkürler?
Bir dakika bir telefon
geldi? (Telefonu açıyor) Ne, Mars'ta su mu varmış? Kuyu suyudur o abi?
(Kahkahalar?)
Burçlara
göre de bir gelecek yıl kehaneti yaptı Cem Yılmaz... Hepsine tek tek
tavsiyelerde bulundu.
Mesela Kova'lara
"Akarken doldurun" dedi.
Yengeçlere "Kabuğunuzu
kırın..."
Futbol
federasyonuna tavsiyesi ise şuydu: "Ligi iki takıma indirsinler. Aralarında
oynatsınlar.